Bedelli Askerlik Rehberi

Bu yazım bedellik askerlik yapmak isteyen kişilerin kafasındaki bütün soruları yanıtlamak için olacak. Başvuru nasıl yapılırdan, bütün celp dönemlerine, kışlaya gittiğiniz de neler yapacağınıza ve hatta gittiğiniz de size verilecek giyim ve teçhizat istihkakına kadar bulabileceksiniz.

Bilindiği üzere son dönemler de yığılan bir yaş grubuna bağlı olarak askerlik hizmetini tamamlamamış ya da yaşam koşulları veya sağlık nedenleri dolayısıyla bedelli askerlik bekleyenler için çalışmalara başlanmış ve seçim sonrası son sürat bir kararla bedelli askerlik yasası geçmiştir. Yaş 25 bedel 15 bin TL ve 21 gün temel askerlik eğitimi üzerinde temellenen yasa da başvuru yapılması halinde belirlenecek celp dönemleri içerisinde temel askerlik eğitimini alması ve terhisiyle sürecin tamamlanması hedeflenmektedir.

Celp : Askerlik eğitiminin verileceği dönem anlamına gelmektedir.

Bedelli Başvurusu Nasıl Yapılır?

https://www.turkiye.gov.tr/mill-savunma-asal-bedelli-basvurusu 

Adresi üzerinden E-devlet şifrenizle giriş yaparak başvuru işlemlerinizi tamamladıktan sonra başvuru yaptığınız evrakın çıktısını alın.

2. Aşama olarak çıktısını aldığınız evrakla birlikte Ziraat Bankasına giderek ödeme işlemlerini tamamlamanız gerekmektedir. Makbuzdan 3 tane evraktan iki tane falan diyerek kafanızı bulandırmayın zaten başvurduğunuz kurumlardaki kişiler neyin nasıl olacağını gayet iyi biliyorlar ve sizi yönlendiriyorlar. Bir de bunun için stres yapmayın.

3. Aşama olarak Bedelli Askerlik başvurusu yaptığınız evrakın çıktısı ile birlikte bankadan size verilen makbuzlarla birlikte askerlik şubesine gitmeniz gerekiyor. Askerlik şubeleri gerçekten şuan da aşırı yoğun  önünde kuyruklar oluyor mümkün olduğunca erken vakitlerde gitmenizde fayda var. Benden size bir tavsiye kuyrukta telefonla oynamayın 🙂

4. Aşama olarak kuyruğu atlattınız ve şubeye girdiniz. Danışmaya derdinizi anlattıktan sonra “Askeralma İşlemleri”nden sıranızı alıp bekleyin. Sıranız geldiğin de işlemleriniz yapmak üzere Devlet Memurları yardımcı olacak. İşlemler yapılıp gerekli komutana imzaların atılması sağlandıktan sonra başvuru işlemleriniz tamamlanmış olacak. Burda dikkat edeceğiniz bir diğer husus başvuru yaptığınız askerlik şubesi ile bağlı olduğunuz askerlik şubesi aynı değilse evrakların sizin askerlik şubenize gönderilmesi gerekecek. Ama sizin herhangi bir işlem yapmanıza gerek yok askerlik şubesi sizin için bütün işlemleri yapacaktır. Bütün bu işlemler ortalama 20 dakika da halloluyor. Burdan sonra başvuru işlemleriniz tamamlanmış oluyor.

Yoklama eksiğiniz var mı ?

Yoklama:  Askerlik görevini yerine getirecek yükümlülerin askerliğe elverişli olup olmadığının araştırılması ve elverişli olanların nizamiye de ihtiyaç duyacağı eşyaların ayarlanması için gerekli bilgilerin toplanması işlemidir.

Askerlik Yoklaması nasıl yapılır?   

 https://www.turkiye.gov.tr/mill-savunma-asal-yoklama-basvurusu

Eskiden askerlik şubelerine gidilip ordan oraya evrak kovalayıp hastanelere gitme dönemi artık bitti. Artık askerlik yoklama başvuruları E-devlet üzerinden online olarak yapılabilmektedir. Fakat burada dikkat etmeniz gereken sistem sizden alnınızın ve kulaklarınızın açık şekilde görüldüğü ve boyutu 0.85mb’ı geçmeyecek fotoğraf yüklemenizi istiyor. Geri kalan kısımlarda kişisel bilgilerinizi içeren (ayakkabı numaranız, yükseklik ya da herhangi bir korkunuz var mı, ameliyat oldunuz mu) sorular olan aşamaları doldurup işlemi E-devlet üzerinden tamamlayın. Doğru bilgiler verdiğinize emin olun. Vereceğiniz en ufak yanlış bir bilgi başınıza iş açabilir benden demesi.

2. Aşama olarak yukarı da anlattığım ilk aşamayı tamamladıktan sonra herhangi bir çıktı almadan aile hekiminize başvurmanız gerekiyor. Bağlı olduğunuz aile hekiminize gidip askerlik yoklaması yaptırmak istiyorum dediğinizde boyunuzu kilonuzu ölçmeden yazacak. 🙂 Tansiyonunuza bakar bir hastalığınız var mı ameliyatlı mısınız ya da özel bir sağlık nedeniniz varsa burada muhakkak belirtin. Genel de herhangi bir ameliyatlı durumunuz varsa sizi uzmanların olduğu bir hastaneye yönlendirir. Herhangi bir yönden sakınca bulunmadıysa, (başka bir hastaneye sevkinizi gerektirecek) aile hekiminiz sistem üzerinden işlemlerinizi tamamlayacak. Bu aşamadan sonra yapmanız gereken hiçbir şey yoktur. Eve gidip e-devlet üzerinden yoklama durumunuzu “Yoklama İşlemleri Takip Süreci” işlemleri kısmından takip edebilirsiniz. 

3.Aşama Eğer ki aile hekiminiz tarafından  başka bir hastaneye sevk edildiyseniz, aile hekiminiz size iki adet çıktı verecek ve bu çıktılarla sevk edilen hastaneye gideceksiniz. Sevk edilen hastaneye gidip belirtilen polikliniklerde muayene olduktan sonra doktorunuzun size verdiği evrakla birlikte tekrar askerlik şubesine gitmeniz gerekmektedir. Askerlik şubesine gidip devlet memurlarına evrakları teslim edip yoklama işlemlerinizi tamamlatmanız gerekmektedir. Bu da ortalama 20 dakika da hallediliyor görevli komutandan imzayı almayı unutmayın. Bu aşamadan sonra 
 yoklama durumunuzu “Yoklama İşlemleri Takip Süreci” kısmından takip edebilirsiniz.

“Yoklama İşlemleri Takip Süreci”  kısmında bulunan bütün kısımların yeşil olarak yanması gerekmektedir.

https://www.turkiye.gov.tr/mill-savunma-askerlik-yoklamasi-surec-takibi

Bu şekilde olmalı.

Resimde de göründüğü gibi yoklama işleminizi tamamladıktan sonra artık Asker Alma Genel Müdürlüğü tarafından Celp Döneminizin açıklanmasını bekleyeceksiniz. Celp döneminiz açıklandıktan sonra belirtilen tarihler arasında sülüsünüzü askerlik şubesinden veya E-Devlet üzerinden temin edebilirsiniz.

Sülüs : Asker Sevk Kağıdı 🙂

Celp Dönemi Takibi İçin :

 https://www.turkiye.gov.tr/msb-bedelli-siniflandirma-sonucu-sorgulama

Asker Alma Genel Müdürlüğü Celp dönemlerini belirlemiş durumda. Siz kendiniz celp dönemi seçimi yapamıyorsunuz. 29 Dönem Celbi belirlenmiş durumunda, bütün celp dönemlerini aşağıdaki resimde bulabilirsiniz.

Bedelli Askerlik Celp Dönemleri

Herşey tamam bütün işlemleri tamamladınız celbiniz belli oldu, yoklama eksiğiniz yok, sevk kağıdınızı da aldınız. Artık nizamiyeye teslim olmaya hazırsınız. 

Bedelli Askerlik Eğitim Programı :

Birinci hafta eğitim programı
İkinci hafta eğitim programı
Üçüncü hafta eğitim programı

Bedelli askerlik eğitim programı saat saat yukarıda ki resimlerde görüldüğü şekilde hazırlanmıştır. Uygulanacak eğitim ve spor yukarıda ki belirtilenler dışına çıkamaz. 

Bedelli Askerlik Yükümlüleri Giyim ve Teçhizat İstihkakı :

Bedelli giyim ve teçhizat

Resimde görülen giyecek ve teçhizatlar sağlanacaktır. Bunun haricinde kendi kişisel temizlik eşyalarınızı (tırnak makası, şampuan, tıraş losyonu gibi) eşofmanınızı vb eşyalarınızı abartmadan götürün. Unutmayın ki orada size ihtiyacınız olan herşey temin edilecektir ya da temin etmenizi sağlayan yerler muhakkak vardır. Gideceğiniz birliğe göre bunlar direkt alınıp depoya da atılabilir artık orası biraz şans. Ailenizle iletişim kurmak için basit bir telefonda yanınıza alın. Girişte zaten askercell hat verilecek. 

Ben bedelliyim 21 gün zaten saçımı kestirmem demeyin koyun kırpılmış gibi kalmak istemiyorsanız adam gibi asker tıraşınızı olun öyle gidin nizamiyeye.

Herşeyden önce oradaki uzun dönem askerlere saygılı olun, onları anlamaya çalışın, kimseyle laf dalaşına girmeyin ki zaten izin vermezler, onlara saygılı olmak zorundasınız. Onlar da sizi hor görmemek durumunda. Lütfen bunu unutmayın.  Daha fazla bilgi edindikçe bu yazı altında paylaşmaya devam edeceğim. Sizin sorularınız varsa yorum kısmından yazarak sorabilirsiniz. Oradan cevaplarım. 

Şimdiden Hayırlı Teskereler…

GÜRÜLTÜ

NE ÇOK SES NE ÇOK GÜRÜLTÜ VAR. BAZEN DÜŞÜNÜYORUM DA BEYNİMİN İÇİNDEKİLERDE VÜCUD BULUP BİRER BİREY OLARAK KARŞIMA OTURSALARDI KEŞKE. BÖYLE KAVGA GÜRÜLTÜ YERİNE MEDENİCE HALLETSEYDİK ALIP VEREMEDİKLERİMİZİ. AH BEYNİMİN İÇİNDEKİ SESLER HİÇ YORULMAK BİLMEZ MİSİNİZ ?

BEN MEDENİYETTEN BAHSEDİYORUM O BANA :

GÖZLER ANLATIR MI HERŞEYİ? HER GÖZ DOĞRU KONUŞUR MU PEKİ? GÖRMEYE ÇALIŞTIM TÜM GÖZLERİ. BAKMAK İSTEDİM TEKER TEKER. DOĞRU MU BÜTÜN YAŞADIKLARIM BİLMEK İSTEDİM. ANLAMAK ZORMUŞ İNSANLARI ANLAYAMADIM. HER KALP ÇARPINTISI DOĞRU DEĞİLMİŞ. YÜREĞİ BİLE KANDIRIRMIŞ İNSANI. TÜM DEĞER VERDİKLERİN KIRARMIŞ SENİ. PARÇA PARÇA OLURMUŞSUN. SONRA ACIYIP TAMİR ETMEK İÇİN GERİ DÖNERLERMİŞ. TAMİR EDEBİLMEK NE MÜMKÜN? DİYOR.

DURUR MU Bİ DİĞERİ :

HER RÜYA KANDIRIRMIŞ SENİ ÖNCE MUTLU EDER SONRA UYANDIRIP MUTSUZ EDERMİŞ. HERKES SANA KARŞIYMIŞ. SENİN ADIMLARIN YANLIŞMIŞ. TÜM DOĞRULAR BAŞKASININ. O KADAR KÜÇÜKMÜŞSÜN Kİ BU HAYATA KARŞI. HAYATI KENDİNDEN ÇIKARSAN ONDALIK ALMAK İÇİN GİDECEK BİR KOMŞUN BİLE YOKMUŞ. (YALNIZLIK)

Bİ DİĞERİ KATILIYOR ARLARINA BU DAHA İYİMSER AMA YÜKSEK SES TONUYLA:

MUTLULUK ÇATKAPI GELİR. SORMAZ SANA SENDE GELME DİYEMEZSİN ZATEN. İHTİYACIN VARDIR YA DA SADECE YAŞAMAK İSTERSİN. SEN DAHA MUTLULUĞU YOLCU ETMEDEN MUTSUZLUK KAPIDADIR, BU KEZ. GELMESİN İSTERSİN AMA SONRA BOYUN EĞER BUYUR EDERSİN. O KADAR MEMNUN KALIR Kİ MİSAFİRPERVERLİĞİNDEN GİTMEK İSTEMEZ. KALIR YERLEŞİR HAYATINA. İSYAN ETMENE GEREK YOK NE SEN MİSAFİRPERVER OLDUĞUN İÇİN KÖTÜSÜN NE DE MUTSUZLUK GELİP YERLEŞTİĞİ HAYATI HEP BERBAT EDİYOR.

BAK YİNE KORO HALİNDE KONUŞUYORLAR VE BİRİ DİĞERİNİ ASLA DİNLEMİYOR. HEPSİ AYRI TELDEN KONUŞUYOR. AMAN TANRIM BU NASIL BİR SES BU NASIL BİR GÜRÜLTÜ. ÖĞRENCİLERİ TENEFFÜS SONRASI YERLERİNE OTURTMAYA ÇALIŞAN ÖĞRETMEN GİBİ HİSSEDİYORUM. LÜTFEN SAKİNCE YERLERİNİZE GEÇİP BENİ DİNLEMEYE HAZIR VAZİYETTE BEKLEYEBİLİR MİSİNİZ ?

DITT DIT DIDIDITT…

TELEFONDA Bİ MESAJ ‘SENİ KİM ÜZDÜ’ İŞTE TAM BU ANDA HERŞEY BİRBİRİNE KARIŞIYOR VE KALP TÜM AĞIRLIĞIYLA GÜRÜLTÜYE DAHİL OLUYOR.

DİKENLERİN BATIYOR. HER YANIM YARA BERE İÇİNDE . BU DİKENLER ÖYLE Bİ MERET Kİ DERİME İŞLEMİŞ. ÇIKMAYI BIRAK DAHA Bİ BATIYOR İÇİNE. YA DERİYİ PARCALAYIP ÇIKARACAĞIM YA DA ONUNLA YAŞAMAYA ALIŞACAĞIM. İŞTE BÖYLESİN İKİ İHTİMAL VAR İKİSİ DE ÇOK CANIMI ACITIYOR.

( KAN DAVALI AKRABALAR GİBİ BENİM GÖZÜMDE KALP VE BEYİN. Bİ ARADA YAŞAMAK ZORUNDA OLUP İKİSİDE AİT OLDUĞU TOPRAKLARDAN KOPAMAYAN AMA BİRBİRLERİNİN PARÇASINI KOPARIP CANINI ACITMAYA ÇALIŞAN İKİ DÜŞMAN . YANİ BUNLARIN AYNI KONUYA DAHİL OLMASI PEK HAYRA ALAMET DEĞİL. BÜYÜK BİR PATLAMA OLACAK GİBİ HİSSEDİYORUM . BAKALIM BU PATLAMADA KAÇ KAYIP VERECEĞİM. )

SINIFIN EN HAYLAZ VE YERİNDE DURAMAYAN ÖĞRENCİSİ KALP İĞNE BATIRILMIŞ GİBİ ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA. SIRALARA SIĞMIYOR. HEMDE NE ÇIĞLIK BÜTÜN GÖZLER BİRDEN ONA DÖNÜYOR VR KALP HİÇBİR GÖZE ALDIRIŞ ETMEDEN SIRASINDA YAYGARAYI BASMAYA DEVAM EDİYOR.

Tüm yaşanmamışları ileriki bir tarihe erteledim, yaşayabilmek için. Ama hiç yaşayamadım. Hep bir yanım eksik kaldı. Gerçekten kelimesini hiç anlamlandıramadım. Yetişmek zorunda olduğum hayat ve mutlu etmek istediğim insanlar vardı. Yaşamak geri planda kaldı hep isyan etti gözyaşı döktü bazen küstü bazen somurttu ama hiç gülmedi bana.

DURUR MU BEYİNDEKİ SESLER YORUMLAR, HAREKETLER TEPİŞMELER. İKİ CEPHE HALİNDEYİZ. HERKES BİRBİRİNE YÜKLENİYOR. BİR SUÇ VAR SANKİ  VE HERKES SUÇLUNUN BİR DİĞERİ OLDUĞUNU İDDİA EDİYOR.GİDEREK ARTAN BAĞIRIŞMALAR ÇİLEDEN ÇIKARIYOR ARTIK. TÜM HÜCRELERİM BANA KARŞI. BEDENİM BU KADAR BİRBİRİNİ DİNLEMEYEN ÖĞRENCİNİN SINIFI OLMAYI KALDIRAMIYOR. BU KADAR GÜRÜLTÜLÜ ÖĞRENCİNİN OLDUĞU YERDE O DA İSYAN BAYRAKLARINI ÇEKİYOR. SIRALAR KIRILMIŞ, DUVARLARIN BOYASI DÖKÜLMÜŞ, ÇÖP KOVASI KIRILMIŞ VE BÜTÜN ÇÖPLER  ETRAFA YAYILMIŞ. HER YERDE AYAK İZLERİ VAR. ÖĞRETMENİN SINIFIN KAPISINA ASTIĞI SINIF KURALLARINA KİMSENİN KULAK ASMADIĞI KAPIDAN GİRİNCE ANLAŞILIYOR.

BİR SESSİZLİK OLUYOR. SANIYORSUN Kİ BU SEFER OLDU. BU SEFER HERSEY YOLUNDA. BEYİN MANTIKLI DÜŞÜNMEYE BAŞLADI. KALP DUYGULARINA HAKİM OLMAYI ÖĞRENDİ. ARALARINDAKİ KAN DAVASININ NE KADAR ANLAMSIZ OLDUĞUNU FARK ETTİLER.  O KAPIDA ASILAN KURALLARI UYGULAYINCA HERŞEY TIKIRINDA VE ASLINDA ÖĞRETMEN BU İŞİ ÇOK DA İYİ İDARE EDİYOR.

SONRA BİR SES , ZİL ÇALIYOR VE EVET YENİ BİR GÜRÜLTÜ ESKİSİNDEN DE GÖRKEMLİ BİR ŞEKİLDE BAŞLIYOR.

SEVGİSİZ ŞEHİR

Geceye bakıp güneşi gördüm. Yağmura bakıp yıldızları gördüm.Hiçbir taşın altında göremedim mutluluğu. Kaçtı köşe bucak benden. Gözümün içine baktı. Alay etti benle ve benim tüm çaresizliğime inat kaçtı benden. Kovaladıkça daha da hızlandı. Ben düşüp dizlerimi kanattıkça alaylı kahkahalarıyla etrafımda dolandı. Her kalkmaya çalıştığımda acır gözlerle baktı. Varlığıma inat benim orada olmamı görmezden gelip gözümün önünden akıp gitmeye devam etti ve ben beni görmezden gelen mutluluğa inat düşe kalka devam ettim yola.

Hayat ters düz edermiş adamı. Çokta düz bir insan değildim oysa ben. Mutsuzluğa inat sevmeyi unutmadan yaşamaktı tek derdim. İnsanlarla yaşamak zormuş. Her güldüğün gözyaşı olarak dönermiş sana. Sen sevdikçe onlar üzermiş. Kimseye kendinden fazla değer verme dedi bana en değer verdiklerim. Bu hayatta büyümenin zor olduğunu yine değer verdiklerim gösterdi bana. Mutsuzluğa inat devam ettiğim bu yolda değer verdiklerimin önüme koyduğu engeller beni bilmediğim şehirlerin yollarına attı.

Ben sevgisiz bir şehrin sevmeyi bilmeyen insanlarından öğrendim sevmeyi. Yine o şehir de bir taşın altına sakladım tüm sevdalarımı. Hep masum kalsınlar diye. Onu bile başaramadım. Tüm korumaya çalıştıklarım bir bir uçup gitti ellerimden. İki damla gözyaşı kaldı bana. Yine de isyan etmedim. Tecrübe deyip geçtim. Oysa çok geç anladım tecrübe dediklerimin kalbimde açtığı yarayı. Mutsuzluğa inat yaşamak için uğraştığım bu hayatta aslında yaşamadan yok olmayı öğrendim.

Hayat dizlerimi kanattı, zorlu yollarında. İnsanlar önce yaralarıma üfledi. Sonra iyileşmeye başlayan yaralarımın kabuklarını kaldırdı. En güvendiklerim bensiz devam etti yola. Ben suçu hep hayata , insanlara , şehirlere yükledim. Tam da vazgeçmişken her şeyden , yolun sonu olduğunu düşünürken, bir kuş tüm cıvıltısıyla çekti beni tekrardan yola. Ben tüm topraklar kurumuş sanırken etrafımda filizlendi, umut. Güneş benim karanlık sandığım dünyayı bana inat öyle bir aydınlattı ki utancımdan yüzüne bakamadım.

Şimdi tüm yaşanmışlıkları da koyup çantama devam edebilir miyim yola? Kuşun cıvıltısını, filizlenen umudumu da alıp yanıma tekrar gidebilir miyim o şehre ? Korumak için sakladıklarımı çıkarabilir miyim , o toprağın altından ? Sevdalarımı da alıp yanıma kendime yeni şehirler bulabilir miyim yaşamak için ?

Yol zorlu , yol acıtıyor ve mutsuzluk işini yapmaya çok kararlı.

NE DERSİN VAR MISIN ?

SUSTUKLARIM

Kelime anlamını dahi bilmediğim duygular yaşıyorum. Bir çok kelimeyi anlamı dışında kullanalı çok oldu. Ben fazla yalnız yaşarken hayat kalabalıklaşıp taşar oldu. Hayatımda insan kaynıyor. Hem de hadsizce sormadan dolaşıyorlar sınırlarımda. Ne oluyor bilmiyorum bu kadar yüzü kimden bulduklarını kestiremiyorum. İçim dur bitsin diyor. Ağzımdan niye çıkmıyor bu kelimeler. Hangi ara bu kadar umursamaz oldum ben. Ben ki ödü kopan kız ben ki yürürken on kere düşünen kız ne yaptılar bana. Hangi insanların arasında unutup döndüm o kızı. Bu ara unutulacaklar birikti. Zihnimin her rafı dolup taştı. Toplu bir temizlik yapıp yenilerine yer mi açmalı yoksa yenileri kutularıyla beraber bir kenarda mı bekletmeli. İstiflediklerim taşıyor dört bir yana.

Fikirlerim çatışıyor bu aralar bu ben değilim diyorum. Giderek babamlaşıyorum. Babamın sevmediğim yanlarını alıyorum oysa o kadar çok sevilecek yanı varken hemde. Korkularını babası üzerine sabitlemiş bir kız çocuğuyum. Onun ameliyat yaraları vücudunda benim yüreğimde, yıllarımda… Onu ameliyata uğurlayan kızla karşılayan kız arasında seneler var. Saatler gün, ay, yıl, olarak eklendi.Geçenin gidenin dönüşü olmaz. Bende dönemedim oralarda kaldım. O yüzdendir yaşıtlarımın fikirleri bir kaç beden küçük kaldı bende, hoş durmadı, yakıştırmadım,yakıştırmadılar.

Sustuklarım birikti içimde. Biriktirdiklerim sıçrıyor dört bir yana. İşin garibi o kadar çoklar ki saklayamıyorum artık. Nefes alacak oluyorum boğazımdan geliyor., sustuklarım. Sustuklarımı kusuyorum bu aralar sahi neydi bu hastalığın adı ?

Ölüm diye bir gerçek olduğunu unutmuşken bu aralar pek hatırlar olduk. Başkasının olunca iki vahla geçiriyor insanlar da kendi başına gelince dünyası yıkılıyor. Sevdiklerimizin soluk alışverişlerini izler olduk. Ölüm ansız yakalamasın bizi diye. Dört bir yanımızı kollar olduk ki biliyorum yine ansız gelecek. En beklenmedik yerden vuracak. Arkamızdan yalandan iyi insandı diyecekler, ömrümüz boyunca tek kelime etmediklerimiz. Ettiklerimiz de bir durup şaşıracak devam edecek kaldığı yerden. Kim kimin yasını tutuyor ki 3 saniyeden fazla. Rahmetliyi nasıl bilirdiniz birşeye yaramadı bu hayatta, o tarafta da yaramayacak diyecekler dua okuyup yemek yemeye gidecekler. Yemek yerken de 5 dakika önceyi unutup sohbet edecekler.

Son zamanlarda yapmayı en sevdiğim aktivite köşemde oturup diğer hayatları izlemek. İşin garibi çok fazla sevdim bunu. Yokmuşum gibi yapıyorum. Hiç olmamışım gibi.Huzur buluyorum bir an. Sonra haber dinliyorum gerçek hayata hoşgeldiniz diyor. İnsanlar ölüyor dört bir yanımda.İçim acıyor. İnsanlar isyan ediyor. Çocuklar öldürülüyor. Annesi severken, kokusunu içine çekerken huzur bulduğu evladını gömüyor. Hayat kimsenin umrunda olmadığımızı bas bas bağırıyor.

Dedim ya sustuklarımı kusuyorum bu aralar.Bir ilaç olur mu, hangi hastane tedavi edebilir. Hangi doktor bu kadar yaraya deva olur derken fark ediyorum ki tek ben değilim, bu hayatta.

Ben tek değilim bu hayatta…

Sil Baştan

Geceye inat uyumamak gerekirmiş, sonunu bildiğin bir  güne daha uyanmamak için .Gece saklarmış kötüyü, yanlışı…Uyumamalıymışsın seni de saklasın diye siyah simsiyah eteğinin altında, saklayıp götürsün seni buralardan diye. Uyumamalıymışsın yani. Bir kötü rüyayla daha uyanmamak için. Asıl kötünün kendin olduğunu bildiğini söylememek için kimseye. Uyanmalıymışsın kendine inat takılmalıymışsın gecenin peşine .Bir hayal daha kurmadan kaçmalıymışsın bu şehirden. Başkaları senin hayallerini senin önünde yaşamasınlar diye kaçmalıymışsın. İyi bildiklerinin seni arkandan vurduklarını görmekten korkup daha da hızlanmalıymışsın. Kaçmalıymışsın sonun da durup ta arkana baktığında kaçtığının kendin olduğunu anlayıp ,pişman olmalıymışsın. Geceye inat uyumamalıymışsın yani, seni en olmadık zamanda arkandan vurmasın diye. Sil baştan başlamak gerekirmiş bazen, elini vicdanına koyup yaşamalıymışsın geri kalan hayatında. Korktuğunu belli etmeden yaşamalı, ama yine de korkmalıymışsın. Sevdiklerini arkana alıp öyle devam etmeliymişsin yola. Biraz da başkaları için yaşamayı öğrenmeliymişsin yani. Gözlerini kapatıp kalbini dinlemeli ama yine de aklınla hareket etmeliymişsin .

Rüyalara aldanmayıp yaşamalıymışsın ya da rüya gördüğünde uyanacağını bilmeden dalmalıymışsın içine .Öleceğini bile bile yaşamayı bırakıp yaşatmayı göze almalıymışsın. Bencil olmayı unutup devam etmeliymişsin sevdiklerinle yola ta ki yolun sonunda onların mutlu olduğuna karar verene kadar. Bencil olmayı bırakıp sil baştan başlamak gerekirmiş bazen. Rüya görmek güzelmiş, içine dalıp kendini hissettiğin yerde bulmak. Bulutların arasında gezip güneşle sohbet etmek. Güzelmiş hayallerinin karşına dikilmesi ta ki uyanıp hayal kırıklığı yaşayana dek. Yine de güzelmiş hayal kurmak en acısız yanıymış yaşamanın. Kırmızı başlıklı kıza inat sen başrol oynamalıymışsın ya da prensle sen dans etmeliymişsin.Kendini dünyanın öbür ucunda çay içerken gördüğünde bile ısrarla fazlasını isteyebilmek kadar güzelmiş hayal kurmak. Hayatın en acısız yanıymış yani. Tek kötü yanı gerçek dünyaya dönmenin her an gerçekleşebileceğiymiş. Yine de güzel şeydir hayal kurmak. Dışardaki sesleri unutup içindeki fırtınayı dinlemek. Dışardaki gürültüyü dinlemekten de güzel şeydir hayal kurmak.

Hayat birden değişir mi? İnsan dünü bu kadar çabuk unutur mu yada başka bir deyişle hayat insanın önüne yeni bir hayat sunar mı ? Ne çok soru oluyor insan düşününce. Bilmiyorum kendimi bile bilmiyorum. Umutlar yeşeriyor. Mutluluk geldi buralara. Yüzüme tebessüm .Korku mu o da ne? Güneş benim için doğmuş bugün. Bak nasıl da sevgiyle ışık saçıyor. Mutlu etmeyi çok iyi biliyor insanları. Acaba bende mutlu edebilir miyim birilerini?  Sever mi beni sevdiğim ? Yıldızlar bugün benim için parlar mı ? Dünya benim için döner misin bugün ? Gölgem bugünde korur musun arkamdan usulca takip ederken beni ve ben her zaman ki gibi sevebilir miyim insanları sensiz, o eski masumluk ve saflıkta..

Tasarımı Kolay Drone

Bu yazımda son zamanlarda çok popüler olan kullanım alanı çok farklılaşabilen hemen hemen her yerde bir çok ebatta gördüğümüz drone tasarımından bahsedeceğim. Burada yayınlayacağım ve herkesle dosyalarını paylaşacağım drone tasarımı internette yaygın olan, orta seviye “Solidworks” kullanabilen bir çok kişinin rahatlıkla çizebileceği bir tasarım. Peki internette yaygın olan bir tasarımı burada neden paylaşıyorum ?

Aslında burada yapacağım şey bir atasözünün biraz farklı hali gibi olacak. Burada hem balık vereceğim hem de balık tutmayı öğreteceğim. Söylemek istediğim elinizde hem örnek olarak alabileceğiniz bir tasarım olacak hem de kendi hayal gücünüzle çok farklı tasarımlar yapabilmek için bir fırsat. Gerisi tamamen hayal gücünüze, azminize ve tasarım bilginize kalacak.  Bunu şöyle izah edeyim karşınızda çözüm yöntemini bildiğiniz bir matematik problemini çözmeye başlamak gibi bir yaklaşım olarak düşünebiliriz. Çözüm yöntemini öğreneceksiniz ve geri kalan sadece çözmek istemeniz olacak lafı çokta uzatmadan neler tasarlayacağımıza geçelim.

  1. Gövde : Burası elektronik devre kartımızı , bataryamızı , gps’i ya da kameramızı bağlayabileceğimiz tasarımımızın tam olarak gövdesi olarak adlandırdığımız bu tasarımda tavan ve tabanından oluşan iki parçalı bir yapı. Gerekli kablo ve bağlantılar yapılabilmesi için ve ağırlığının azaltılabilmesi için mümkün olduğunca boşluklu bir tasarım elde etmeye çalışmalıyız tabi ki bunları düşünürken devre kartımıza zarar gelmesini de istemeyiz bu yüzden tavan ve tabandan oluşan tasarım bir çok drone da ideal yapıdır. Malzeme seçimi olarak mümkün olduğunca hafif ve dayanımı yüksek olduğundan karbon-fiber tercih edebiliriz. Tasarlayacağımız drone ne kadar hafif olursa kullanacağımız motorların seçimi için hesabımızı ona göre yapabiliriz. Paylaşacağım tasarımdaki spacer gövdeler arası bağlantı için kullanılacak.
  2. Kollar : Tasarlanacak drone 3, 4 ,6 hatta 8 kol da olabilir burada drone un ne amaçla kullanılacağı önemli bir faktör. Burada paylaşacağım tasarımda 4 kol yani quadcopter yapısı üzerine bir tasarım. Kollar için tercih edilen sayıya göre kol açıklığı çok önemlidir. Kollar arasında ki açıklık drone un dengesini ve manevra kabiliyetinin ne kadar iyi olacağını belirler. Burada belirteceğim bir başka hususta tabi ki gövdeyle birleşecek kollarında mümkün olduğunca hafif olması. Kollar üzerinde mümkün olduğunca fazla parça eksiltmeliyiz ki hafif bir yapı elde edelim. Paylaşacağım drone bu anlamda çokta iyi bir tasarıma sahip değil. Kolların ağırlığını azaltacak bir tasarım yapmak bence bu yazıyı okuyan kişilerin yeni tasarımda yapacağı ilk iş olmalı. Kollar içinde karbon-fiber malzeme tercih ediyoruz.
  3. Fırçasız DC motor : Her kolumuz için 1 tane veya karşılıklı 2 tane yerleştireceğimiz drone un toplam ağırlığına göre hesabını yapacağımız en önemli aşamalardan biridir. Mühendislik işlerinde hesap yapılmayan her aşama hüsranla sonuçlanır. Herşeyi hallettikten sonra çalıştırdığınızda drone’un uçmamasını istemez kimse. Tasarımda ki spinner motorumuzun gövdeye montajı için. Motorlar çapraz olarak aynı yöne dönmeliler. Yani yanyana iki kol ters yönde dönmeli. İlk kol CW yönünde hareket ediyorsa ikinci kol CCW yönünde hareket etmeli. Yoksa drone’umuz havalanmayacaktır. Burada şöyle bir hesap yaptım ;

Uçuş sırasındaki herşey dahil ağırlık (HDA) için ;

– 400gr – 800gr      : Motor ağırlığı yaklaşık 25gr
– 800gr – 1200gr    : Motor ağırlığı yaklaşık  50gr
– 1200gr – 2000gr  : Motor ağırlığı yaklaşık 80 gr
– 2000gr – 3000gr : Motor ağırlığı yaklaşık 120gr

1 motorun tam gazda iken verebildiği itiş gücü ~= (HDA x 2) / Motor sayısı

Hemen hemen buna yaklaşık değerler istediğimiz sonucu verecektir.

  1.  Fan : Piyasada bir çok çeşit fan mevcut. Alınan fırçasız motorların üzerinde gelenler de var. İsteğe göre iki kanat ve ya dört kanatlı fan tasarımı yapılabilir. Fan malzemesi olarak maliyet önemsenmiyorsa karbon-fiber kullanmak harika bir fikir. Ama karbon-fiber hafif ve dayanımı yüksek olmasının yanı sıra çok pahalı bir malzeme türüdür. Burada uçuş sırasında yapılacak kazaları da göze alarak plastik tercih etmekte fayda var. Karbon-fiber fanların kırılması maliyet anlamında sizi zora sokabilir. Ben kendi tasarımlarımda 4 kanatlı özel girdaplı fan tasarımı tercih ediyorum.
  2. Yer Desteği (Piller ) : Opsiyonel bir parça, olmayan drone tasarımları da var ama bence hafif olduğu takdirde çok önemli, kazalarda koruyucu ve kalkış inişe yardımcı önemli bir parça.
  3. Elektronik Üniteler ve Dağıtım Bordu : Drone’umuz için olmazsa olmaz yapay zeka yüklemek ve motor sürmek için ihtiyaç duyacağımız parçalar. Tasarım kısmında çok önem verilmesine gerek görmüyorum. Çünkü zaten elektronik aksamları koruyacağımız için görünmeyecektir. Bu kısmı kendi tasarımlarımda da opsiyonel yapıyorum.
  4. Bağlantı Elemanları : Parçalarımızın birbiri arasındaki bağlantısını sağlamak için civata ve somunlar kullanacağız. Bu tasarımdaki civata ve somunlar “Solidworks Toolbox” ta hazır olarak bulunan parçalardan seçildi. Ama malum hepimiz orjinal solidworks kullanamadığımız için civata ve somunları da sizinle paylaşacağım dosyalara ekledim.
  5. Batarya : Motorlarımızı ve elektronik aksamı çalıştırabilmek için gücü vereceğimiz yapı. Şu an piyasadaki dronelar maximum yarım saat kadar havada kalabiliyor. Seçilecek bataryanın büyüklüğüne göre droneun havada kalma süresi artırılabilir. Ama tabi ki en optimize şartlarda yarım saatten bahsediyorum. Tasarımda önemli bir faktör mümkün olduğunca göze sırıtmayacak bir batarya tasarımı tercih edilmeli.


Site için hazırladığım ilk yazının çokta uzun olmasını istemiyorum. Tekrar söylemek istiyorum karşınızda çözüm yöntemini bildiğiniz bir matematik problemi var şu an ve çözmek size kalmış durumda. Yukarıda ki görsel de ve video da bulunan droneun tasarımını paylaşıyorum. Parçalar Solidworks 2018 Premium sürümünde çizilmiştir. Alt versiyonlarda “gelecek sürüm” hatası alınabilir. Programı orjinal olmayanlar için Toolbox içerisindeki parçaları da klasöre ekledim. Motion manager ve montaj da sorun yaşayanlar mail attıkları takdir de muhakkak yardımcı olacağım. Mail atmaktan çekinmeyin, muhakkak en kısa zaman içerisinde cevaplarım . Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle.

Quadcopter Projesi

Stirling Motoru ve Tasarımı

Herkese merhaba bu yazımda Stirling Motorları hakkında akademik bilgiler ve Alfa Tip Stirling Motoru Solidworks projesini bulacaksınız. Solidworks projesini yazının en altından indirebilirsiniz. Akademik kaynaklarını yanında belirtmekle birlikte Ege Üniversitesi, Celal Bayar Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi kütüphanelerine ayrıca teşekkür ederim.

Enerji kaynakları olumsuz yönde çevresel etkiler yaratmakta ve bu etkiler bölgesel düzeyde kalmayıp evrensel bir niteliğe bürünmektedir. Enerji arzında fosil kaynakların önemli yer tutması, küresel ısınmaya ve iklim değişikliklerine neden olmakta ve dünyanın doğal dengesini bozmaktadır. Fosil enerji kaynaklarının rezervleri sınırlı ve pahalıdır.(Demir, 2003) Günümüzde yenilenebilir ve alternatif enerjileri işe dönüştürecek makineler üzerindeki çalışmaları artmıştır. Bunlardan biri de 1816 yılında Robert Stirling tarafından tasarlanıp imal edilen ve sıcak hava motoru olarak adlandırılan, güneş enerjisi olmak üzere bir çok enerji kaynağı kullanılarak dışarıdan ısı enerjisi verilerek çalıştırılabilen Stirling motorlarıdır. Stirling motorlarının ısı makinesi, ısı pompası ve soğutma makinesi olarak ta kullanılabilmesi nedeniyle Stirling motorlarına olan ilgi artmaktadır. (Stine ve Diver, 1994)

Sessiz, çevreci bir makine olması ve düşük sıcaklık farkları arasında çalışabilmesi nedeniyle uzay teknolojilerinde, havacılıkta, denizaltında, otomobillerde, sağlıkta, soğutmada, jeneratörlerde v.b. yerlerde kullanıma uygundur (Çınar, 2003). 20. yüzyılda, içten yanmalı motorlarda meydana gelen büyük gelişmeler bir ölçüde Stirling motorunun gelişimini olumsuz yönde etkilemiştir. 1930 yılında Philips şirketi Stirling motorları üzerindeki çalışmalarını arttırmıştır. Çeşitli amaçlı deneme motorları imal etmiştir (Karabulut, 1996). Stirling motorlarının, otomobil motorlarına ilk uygulamasını yapan İsveç’te United Stirling şirketidir. 1977 yılında US Enerji Bölümü’nde dıştan yanmalı motorlar projesi kapsamında 370 kW ‘dan 1480 kW‘a kadar, kömür, kentsel, endüstriyel ve tarımsal atıklar ile alternatif yakıtları kullanan Stirling motorları imal edilmiştir. Japonya’da 1976-1981 yılları arasında Japon Gemi İmalatı Araştırma, Ulusal Taşımacılık, Mitsubishi ve Daihatsu Diesel’in ortak çalışmaları ile Stirling gemi motorları yapılmıştır. 1984 yılında ABD, güneş enerjisinden elektrik elde etmek için Arizona’da Stirling Enerji Sistemleri Şirketi kurmuş elektrik üretimine başlamıştır. 1953’de Philips Eindhoven şirketinden R. J. Meijer, Stirling motorlarında yer değiştirme-piston konfigürasyonlarında kullanılmak üzere Rhombic sürücü mekanizmasını icat etmiş ve büyük bir teknolojik buluş gerçekleştirmiştir. 1958’de General Motors, özellikle Rhombic sürücü mekanizmalı motorlar üzerinde askeri amaçlı denizaltı ve torpiller için araştırma ve geliştirme çalışmaları yapmıştır (Walker, 1980). Yüksek performanslı Stirling motorları 600 °C- 1000 °C sıcaklık arasında çalışmaktadır. Çalışma basınçları genellikle 1,5 MPa ile 15 MPa arasındadır (Gu vd., 2000). Otomotivde bu değer 19 MPa değerlerine kadar çıkmaktadır. Helyum ve hidrojen çalışma gazı kullanıldığında % 30 – % 40 gibi verime sahiptirler (Goswami vd., 1999). Stirling motorunun diğer içten yanmalı motorların aksine kullandığı enerjinin türüne bağlı olmaması, odun, kömür, petrol, doğal gaz, biyokütle, jeotermal v.b. gibi bir çok enerji kaynağı ile kullanılabilmesi bu motorları gelecek için daha ümit verici hale getirmektedir (Yücesu, 1996).

Stirling motoru dıştan ısı vermeli bir motordur, içten yanmalı motorlara ve diğer ısı motorlarına kıyasla bir çok avantaj sağlamaktadır. Bu avantajları şu şekilde sıralayabiliriz:

  1. Stirling motorları diğer motorlara kıyasla en büyük termik verime sahiptir ve uzun dönemde veriminin % 50 yada daha fazla olacağı tahmin edilmektedir.
  2. Stirling motoru her türlü yakıtı kullanabilir, bu yakıt gaz, sıvı yada katı, fosil, fosil olmayan veya biomas yada güneş radyasyonu olabilir.
  3. Az bakım gerektirir, çünkü valf, buji ile ateşleme, dizel enjeksiyon sistemi yoktur ve silindirler kuru yağlanır.
  4. Çok uzun ömürlü olurlar, çünkü segmanlarile silindirlerin temasını (yanma basıncından dolayı) artıran yanma olayı yoktur. Karterde bulunan yağlama yağının silindirdeki çalışma maddesi ile teması kesilmiştir.
  5. Fosil kökenli yakıtlarla çalıştırıldığında dışarıda yanmadan dolayı emisyonlar düşüktür, NOx, CO ve yanmamış hidrokarbon emisyonları düşüktür.
  6. İçten yanmalı motorlara nazaran titreşimleri daha azdır, düzgün moment değişimine sahiptir, titreşimlere neden olan peryodik moment değişimi azdır.
  7. Gürültü azdır, içten yanmalı motorlarda silindir içerisinde çok yüksek basınç ve şoklardan meydana gelen gürültüler Stirling motorunda dıştan ısı sürülmesi ile önlenmektedir.
  8. İçten yanmalı motorlara oranla maliyeti daha ucuzdur. Yardımcı sistemler azdır, kam mili, supap, yağ filitresi ve pompası, hava filitresi gibi parçalar yoktur. Bu yüzden imalatı çabuk, kolay ve ucuzdur.

Aşağıda tüm projesini paylacağım Stirling Motoru Solidworks 2018 Premium sürümünde çizilmiştir. Alt versiyonlarda “Gelecek Sürüm” hatası alınabilir. 23 parça ve 4 montaj dosyasından oluşmaktadır. Toolboxu olmayanlar için Toolbox dosyalarını da klasöre ekledim. Step dosyası değildir, nasıl çizildiğini görmeniz için partlar açıktır.Görüntülemekte ya da herhangi bir konuda hata alanlar mail attıkları takdir de mutlaka yardımcı olacağım. Bir sonraki yazı da görüşmek üzere.

Projeyi aşağıdaki linkten indirebilirsiniz ;

Stirling Motoru.rar

Kalibre , Gauge ve Hesaplanmaları

Yiv ve set; ateşli silahlarda merminin yolunda seyrederken dönme hareketi kazanmasını sağlayan namlu içine açılmış birbirine paralel kabarıklıklardan oluşan ve namlu içine spiral görüntü kazandıran kabarıntı ve oyuklardır. Merminin dengesini ve hızını artırarak menzil, tahribat ve hedefi vurma etkilerini artırır. Namlu içindeki oyuklara “yiv“, çıkıntılara ise “set” denir. Bu tür namluya sahip tüfeklere ise “yivli tüfek” denir. Günümüz piyade tüfeklerinin tamamına yakını ve tabancaların tamamı yivli silah kategorisinde yer alırlar.

Kalibre : Namlu içerisindeki setlerin arasındaki mesafeye kalibre veya çap denir.Karşılıklı olarak 2 set arası mesafe ölçülür, bu mesafe bize silahın çapı yani kaç kalibre olduğu hakkında fikir verir. Anglo-sakson Ölçü sisteminde ise Kalibre (cal) olarak ifade edilir. 1 inch’in yüzde birine tekabül eden ölçü birimidir.

1 inç 2,54 cm dir (aynı zamanda 1 inç:25,4 mm)

1 kalibre = 0.254 mm

Bir fişeğin kaç milimetre(mm) olduğunu hesaplamak için aşagıdaki formülü kullanırız.
Metrik sistemdeki değer(yani mm)=(25,4/100) X Kalibre

Mesela 22 kalibre için ;

(0,254x22kalibre) =5,58 mm yapmaktadır.

Başka bir deyişle .22 kalibre=0,22 inç demektir.

.45 kalibrenin kaç mm ettiğini hesaplamak için
(25,4/100)x45 (kalibre)=0,254×45=11,43 mm’dir.

Kullanılan bazı kalibre değerlerini

.22 kalibre=5,58 mm
.25 kalibre=6,35 mm
.30 kalibre=7,62 mm
.38 kalibre=9,65 mm
.45 kalibre=11,43 mm
.50 kalibre=12,70 mm              şeklinde hesaplayabiliriz.

Örnek olarak MPT 76 milli piyade tüfeğimiz  7,62 mm çaplı mermi kullanıyor.  O zaman .30 kalibre olduğunu söyleyebiliriz.

 

Namlusunda yiv-set bulunmayan tüm tüfeklere yivsiz tüfek denir.Kalibreye göre yivli tüfek ve tabanca namlularının aksine yivsiz tüfekler (shotgun) gaugelarla (tüfeğin iç namlu çapı ölçüsü) adlandırılırlar. Eğer gauge ne kadar büyükse tüfeğin namlu çapıda o kadar küçüktür ve zıt olarak gauge ne kadar küçükse namlu da o kadar büyüktür. Gauge ölçmek için kullanılan orjinal metot, namlunun çapıyla eşit çapta bakır saçmaları alıp ağırlığını ölçmektir. Kaç tane saçmanın toplam ağırlığı 1 pound (0.454 gram) ediyosa namlunun gauge saçma sayısı oluyor.

Mesela 12 saçmanın ağırlığı 1 poundsa Gauge 12 oluyor. 20 saçma 1 pound ediyorsa 20 Gauge oluyor. İşte bu yüzden Gauge ne kadar büyükse namlu çapı o kadar küçük oluyor. Günümüzün en çok kullanılan Gaugeleri 10,12,16,20,28 ve .410 yalnız .410 tüfeğin namlu çapıdır.

Örnek olarak Utaş’ın yerli tüfeği UTS-15’in 12 Gauge olduğunu söyleyebiliriz.

Akılda kalıcı olması için yerli tüfeklerle örneklemeye çalıştım. Bu yazım da yivli, yivsiz tüfekler, yiv-set, kalibre, gauge ve hesaplanmaları konusunda soruları cevaplamaya çalıştım. Bir sonraki yazı da görüşmek dileğiyle.

Solidworks RealView nedir ?

Bu yazımda Solidworks RealView nedir ? Tasarım için şart mıdır ? Benim tasarımlarım neden seninkiler gibi gözükmüyor ? Sorularını cevaplayacağım.

Solidworks Realview profesyonel tasarımcıların deneyimlerini tamamlayabilmek için Dassault Systèmes tarafından NVIDIA-AMD ortak çalışmasıyla geliştirilmiş gerçek görünüm teknolojisidir. Yani tasarladığınız materyali malzeme ve ışıklandırma ayarı yapıldığında gerçeğe en yakın görmenizi sağlayan, bu sayede estetik kaygıları daha kolay giderebileceğiniz ve yarattığınız materyalin üretim veya imalatından sonraki halini  gerçeğe çok yakın görebileceğiniz teknolojidir. Çok fazla teknik açıklama yapmadan herkesin anlayabileceği şekilde sade bir dille anlatmaya çalışacağım. Hatta “Before” – “After” kıyaslamaları ile olayı pekiştireceğim.

                                                                                    RealVieW KAPALI

 

                                                                                   RealView  AÇIK

Realview Graphics workstationlar için üretilen, profesyonel ekran kartları üzerinde çalışan yazılım tabanlı bir teknolojidir.

Yani ben 100 parçalı montaj yapıyorum, yaptığım tasarımlar üretime ve imalata geçiyor. Hataya yer olmaksızın tasarımımın son halini görmek istiyorum diyorsanız tam olarak ihtiyacınız olan şey Realview. Güzel bir tasarımla daha örneklendirmeye devam edelim;

                                                                              RealView    KAPALI

 

                                                                                RealView  AÇIK

Realview Graphics şu an da NVIDIA Quadro ve AMD FirePro serisi kartlar üzerinde çalışmaktadır. Yani realview grafiklerine sahip olmak istiyorsak bu iki seri içerisindeki ekran kartlarından seçim yapmalıyız. Bu kartlar piyasadaki ekran kartlarına göre ciddi mana da pahalı ama yapabildikleriyle verilen paranın hakikaten karşılığını veren sadece bu iş için üretilen ve özelleştirilen kartlardır. Hem bu anlamda özelleştirilmiş driverları hem de soğutma sistemleri ile profesyonellerin vazgeçemediği kartlardır.

                                                                RealView    KAPALI

 

                                                                        RealView    AÇIK

 

                                                                          RealView    KAPALI

 

                                                                     RealView    AÇIK

Peki RealView Graphics tasarım için şart mıdır ?

Aslında bu tam olarak ne yapmak istediğimizle alakalı. İki boyutlu tasarımlarla ilgileniyorsanız, teknik resim üzerine çalışıyorsanız sizin için çok fazla önemli olmayacaktır.Yukarıda da dediğim gibi 100 parçalı montajlar yapıyorsanız, yaptığınız tasarımlar üretime geçiyorsa ya da tasarım alanında uzmanlaşmak istiyorsanız,  RealView sizin için şart. Tasarım alanında uzmanlaşmak isteyen kişiler için gerçekten motive kaynağı olan, çalışma azmi aşılayan bir teknoloji de olduğunu düşünüyorum. Bu kadar örnek yeterli sanırım.

Not: Solidworks için ekran kartı almayı düşünen ama kararsız olanlar ya da ekran kartları hakkında yeterince bilgi sahibi olmayan kişiler bana mail attıkları takdir de bütçelerine göre ekran kartı önerileri de yapıyorum. Yeter ki birşeyler yapmaya çalışalım ve uğrunda emek harcayalım başarı peşimizden koşacaktır.Bir sonraki yazı da görüşmek üzere.

Şahlar ve Piyonlar

Genel inanışın aksine insanlar beyinlerini düşündüklerinden çok daha az kullanırlar. Aslında gün içerisinde düşünerek yaptığımıza inandığımız bir çok şey alışkanlıkların tekrarlanması esasına dayanır. Olayların yorumlanması ve planlanması sizin için bir önem aksetmiyorsa, beyniniz alışkanlıklarınıza göre reçeteye yazıp yollar düşüncelerinizi. Kısa bir süreliğine beynimizin içerisinde sonsuzluğa sıralanmış satranç tahtaları olduğunu düşünelim. Karşılaştığımız her olayda hamlelerimizi düşünüp planladığımız ve hedeflerimize ulaşmak için kazanmak zorunda olduğumuz. Rakibinizin yine kendinizin olduğu ama her başarı da güveninizin arttığı, sonsuz satranç tahtası sığdırabilecek kapasiteye sahip, işlem yeteneği imkansızın ötesinde olan bir rakibiniz olur ayrıca.

İnsan kadar kompleks bir yapının düşüncelerini planlaması çoğu zaman çok zordur. Ben size burada gidip şu düşünce tekniğini öğrenin ya da şuradan eğitim alın, size harikasınız yalanları uydurarak sizden para kazanan kişilere gidin DEMEYECEĞİM tabi ki. Çünkü bu hayatta kendinizi en iyi siz tanırsınız ve kendiniz için sadece siz bir şeyler yapabilirsiniz. Eğer ki siz kendinizi önemsemiyor ve yarına dair planlar yapmıyorsanız hiç kimse bunu sizin yerinize yapmaz ve sizi önemsemez. Çok ben merkezli bir düşünce gibi görünüyor diyenleri duyar gibiyim. Evet tamamen böyle ve böyle olmak durumunda.

Satranç tahtası üzerinden devam edelim. Sorumluluklarınızı , insan ilişkilerinizi, ikili ilişkilerinizi ve yaşamınızı şekillendiren olağan dışı bir satranç tahtası olacak bu. Bazen hayatınızı alın karşınıza, bazen hayallerinizi, bazense umutlarınızı. Karşınıza dikilsinler istiyorum. Sizi alt etmeye çalışsınlar ve ellerinden geleni ardına koymasınlar. Siz onları ne kadar alt etmek için uğraşırsanız onlar da sizinle uğraşacaklar. Kazanan olmak için elinizden gelen her şeyi yapın. Hedeflerinizi bu şekilde planlayın. Bazen piyonlar sürersiniz üzerlerine, bazense atınızı tuzaklarsınız. Kazandığınıza en çok inandığınız anda bile kaybedebilir ama her zaman yeniden başlayabilme şansına sahip olursunuz. Çünkü herşey sizin beyninizde ve yeniden başlamak tamamen sizin kontrolünüzde.

Satranç tahtalarının çok kötü bir yanı vardır. O kadar odaklanırsınız ki çoğu zaman etrafınızda ne olup bittiğini anlamazsınız bile. Zamanın geçtiğini bile unutabilirsiniz bazen. Tam da bu yüzden anlattığım şekilde düşünmek sizi insanlardan uzaklaştırabilir. İçine kapanık bir hayata itebilir. Tam rakibinizi bitirdiğinize inandığınız anda etrafınızda size gülen birilerini bulabilirsiniz. Bence bir gülümseme de siz atın onlara.

Uzun zamandır karşımdaki bir rakibi geçen gece yendim. Yaklaşık 5 senedir süren bir oyunun sonu oldu. Bazen kazandığınıza sevinemiyorsunuz, bazen de kaybettiğinize üzülemiyorsunuz. Ünlü bir kişiliğin söylediği gibi ; “Şahlar ve Piyonlar; İmparatorlar ve Aptallar.”