Günlerden 3 Şubat

Zamanın hızına yetişmekte zorlandığım son günlerde takvimime bakmaya çokta fırsatım olmadı. Oradan oraya koştururken şubat ayının 3’ü gelmiş bile.  Zaman ısrarla kendini update et diyerek peşimi bırakmıyor. Geçen gün arkadaşlarımla otururken “Doğum günün yaklaşıyor heyecanlı mısın?“ diye sordular. Yeni bir iphone yazılımı yüklemek için can atan insanlar sıra kendilerini update etmeye gelince pekte heyecanlı olamıyor. […]

Devamını Oku

Neler Yapıyorum

Bloguma yazı yazmayalı yaklaşık 2 ay olmuş. Bu benim için uzun bir süre. Ne kadar da yoğun olsam mutlaka bir şeyler yazmaya çalışırım. Bu sefer ki yazım tamamen beni anlatan bir yazı olacak. Özellikle yeni işim ve sektör değişikliği sebebiyle kendimi çok yoğun bir sürecin içinde buldum. Aslında çok fazla zorlanmayacağımı düşündüğüm bir iş ortamına […]

Devamını Oku

Bedelli Askerlik Rehberi

Bu yazım bedellik askerlik yapmak isteyen kişilerin kafasındaki bütün soruları yanıtlamak için olacak. Başvuru nasıl yapılırdan, bütün celp dönemlerine, kışlaya gittiğiniz de neler yapacağınıza ve hatta gittiğiniz de size verilecek giyim ve teçhizat istihkakına kadar bulabileceksiniz. Bilindiği üzere son dönemler de yığılan bir yaş grubuna bağlı olarak askerlik hizmetini tamamlamamış ya da yaşam koşulları veya […]

Devamını Oku

Şahlar ve Piyonlar

Genel inanışın aksine insanlar beyinlerini düşündüklerinden çok daha az kullanırlar. Aslında gün içerisinde düşünerek yaptığımıza inandığımız bir çok şey alışkanlıkların tekrarlanması esasına dayanır. Olayların yorumlanması ve planlanması sizin için bir önem aksetmiyorsa, beyniniz alışkanlıklarınıza göre reçeteye yazıp yollar düşüncelerinizi. Kısa bir süreliğine beynimizin içerisinde sonsuzluğa sıralanmış satranç tahtaları olduğunu düşünelim. Karşılaştığımız her olayda hamlelerimizi düşünüp […]

Devamını Oku

Zaman Labirenti

Bazı geceler uyumadan günün ve geçmişin sorgusunu yapıyorum. Benim için yaşadığımız dünya hep bir zaman labirentini andırmıştır. Bir labirent düşünelim; başlangıç noktasına istemsiz de olsa aniden bırakıldığımız, daha gözlerimizi tam bile açamadan acı çektiğimiz. Duvarlarının arasında kendimizi arayıp durduğumuz. Kalan zamanın ölçüsünün anlaşılamadığı ama ilerlediğinin bilindiği, bazen duvarlarının arasında soluk soluğa peşinden koştuğun hayaller, bazen […]

Devamını Oku