BLOG

Neler Yapıyorum

Bloguma yazı yazmayalı yaklaşık 2 ay olmuş. Bu benim için uzun bir süre. Ne kadar da yoğun olsam mutlaka bir şeyler yazmaya çalışırım. Bu sefer ki yazım tamamen beni anlatan bir yazı olacak.

Özellikle yeni işim ve sektör değişikliği sebebiyle kendimi çok yoğun bir sürecin içinde buldum. Aslında çok fazla zorlanmayacağımı düşündüğüm bir iş ortamına girerken, kendimi yeniden suya kavuşmuş bir penguen gibi hissediyorum. Üniversite eğitimimin ikinci senesinde kafam da kırk tilki dolaşırken bu tilkilerden birisi yolunu kaybedip beni bambaşka bir ütopyaya sürüklemişti. Bambaşka bir düşünce şeklinin olduğu, insanların üretkenlik sağlamak için ömürlerini harcadığı ve hiç pişman olmadığı, zamanın yeni bir şeyler başarabilmek için çok kısa olduğu ama ne kadar hızlı öğrenirseniz hedeflerinize daha kolay ulaşabileceğiniz bir ütopya. Üniversite eğitimim boyunca öğrendiğim her şeye minnettar olmuşsam da beni aslında gerçek bir mühendis yapan şeyin bu düşünce şekli olduğuna inanırım. Mühendislik aslında bir bakış açısı ve düşünce şeklidir.

Yeni işim konusunda aslında bu kararı almakta çok zorlandığım bir süreç oldu benim için. Çünkü kendimi bir yerde iyi hissedebilmek için oraya tam hakim olmak zorunda olduğumu düşünürüm. Bir yerde bilmediğim ya da kontrolünü sağlayamadığım birşeyle karşılaştığım da kendimi burada rahat ve mutlu hissedemiyorum. Yanından geçerken yanıp sönen bir lamba, ayağınızın altındaki galeriler ya da üzerinizden uçup giden uçaklar. Yaklaşık 2 aydır yeni bir ütopyanın içine girmişken kendimi yeterince iyi hissedemememin sebebi tam olarak budur. Ne zaman ki kendimi daha fazla şeye hakim olarak hissedersem o kadar daha fazla mutlu ve huzurlu olacağım. Bu tüm evren üzerinde ki herşey için geçerli. İşte yukarı da ki bahsettiğim tilkinin beni alıp götürdüğü düşünce şekli tam olarak böyle.

İş konusunda hep şuna dikkat etmişimdir. Sizi yönetecek kişi mutlaka sizden daha yetkin, eforunuzu ve  yeteneklerinizi kullanabilecek tecrübeye sahip olabilmelidir. Yoksa bir Maseratiye Tofaş muamelesi yapılmış gibi oluyor. Yeni işim konusunda beni en çok motive eden 2 mükemmel yönetici beyine sahip olmamdır. Genç yaşta sürekli öğrenme arzusunda olan bir mühendisin arayıpta bulamadığı bir durumdur bu. Hali hazır da böyle bir çalışma ortamında bulunurken gündüzlerimden  de öte gecelerimi de çalışarak geçirmekten memnuniyet duyarım ki bana güvenen insanların yüzünü kara çıkarmamak uğruna. Yeni bir sektöre resmen dalmak olarak başladığım bu yolda beni en çok cesaretlendiren onlardan öğreneceğim çok şey olduğuna gerçekten inanıyor oluşum ve mesleklerinde ki uzmanlıklarına olan saygım.

Tüm bunların dışında tasarımlarıma devam ediyorum. Son dönemler de çevirilere ağırlık verdim. Literatür takibine devam ediyorum. Yeni bir dil öğrenme kararıyla Almanca öğrenmeye başladım. Kısa bir süre de öğrenebilirsem kendimi çok daha iyi hissedeceğim. Çünkü iş hayatının dışında benim için çok zor geçen bir dönem oluyor. Ama bu yazının konusu dışında olduğu için başka bir yazım da bunu anlatacağım.

“Bu arada birileri çok küçümsese de bu penguen gerçekten çok hızlı yüzüyor.”

Bir sonraki yazı da görüşmek üzere.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.